Kitap hakkında
Büyük İskender’in fetihleri, Doğu Akdeniz’den Orta Asya’ya uzanan geniş coğrafyada köklü bir dönüşümün kapılarını araladı. Yaklaşık altı yüzyıl boyunca, MÖ 300’lerden MS 300’lere dek, bu topraklarda Helenistik uygarlık yeşerdi. Yunan dili, Semerkant’tan Sardes’e, Kırım’dan Assuan’a kadar eğitimli kesimlerin ortak sesi haline gelirken, şehirler adeta birer kültür köprüsü işlevi gördü. Her köşede Yunanca konuşulan, alışıldık kent yaşamının sunduğu imkânlarla donatılmış bu merkezler, farklı halkları ortak bir medeniyet çatısı altında buluşturdu. Önce Makedon kralları, ardından Roma valileri ve lejyonları bu düzeni korudu; ancak Helenistik yaşam tarzı, değişen yönetimlere rağmen özünü yüzyıllar boyu muhafaza etti. Farklı dilleri, gelenekleri ve inançları tek bir kültürel zeminde birleştirmenin ne denli olağanüstü bir başarı olduğunu anlamak için, bu dönemin bıraktığı mirasa bakmak yeterli. İran yaylalarından.