Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİRC. BulvarıMert Beran Dağ

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

C. Bulvarı PDF Ekitap İndir

Mert Beran Dağ · Yazar

Bir ısırık sesi uyandırdı beni. Büyük ve keskin bir ısırık sesiydi. Sonra pıtır pıtır sesler geldi kulağıma. Açınca gözlerimi doğruldum hemen, Cemil abiye baktım. Bıraktığım yerde oturuyordu hâlâ, elma yiyordu. Kalkınca, bana baktı. Çiğnerken, “Elma ister misi...

Sayfa
352
Kategori
Edebiyat
Yayın tarihi
Belirtilmemiş
Yayınevi
İZAN YAYINCILIK
ISBN
9786255855459
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Edebiyat ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

Bir ısırık sesi uyandırdı beni. Büyük ve keskin bir ısırık sesiydi. Sonra pıtır pıtır sesler geldi kulağıma. Açınca gözlerimi doğruldum hemen, Cemil abiye baktım. Bıraktığım yerde oturuyordu hâlâ, elma yiyordu. Kalkınca, bana baktı. Çiğnerken, “Elma ister misin?” dedi. “Uyumuş kalmışım, saat kaç oldu?” dedim. Çıkardı saatini, baktı, “Üç buçuğa geliyor.” dedi. Daha çok vardı, ama epey uyumuştum. Camdan dışarı baktım. Önceki manzaradan hiçbir farkı yoktu. Kalbim ağrıyordu. Rüyamda evdeydim, çocuktum. Soba başında yer sofrası kurmuştu annem yine. Ekmek dilimlerini kızartıyordu sobanın üzerinde, kapışıyorduk Güneş’le ikimiz. Güneş de çocuktu. Sonra kıyamıyordum ben, kaptığım ekmeği bırakıyordum ona. Bölüp yarısını verene kadar Güneş, o küçücük elleriyle, annem diğer dilimi atıyordu önümüze. Bir sigara yaktım. Baldıran gibi çektim onu içime. Sonra kaldırdım döşemesiz bozuk zeminin üzerinden gözlerimi, bana baktığını hissedip baktım Cemil abiye. Gözlerindeki anlamı çözemedim. Çevirdim başımı öbür tarafa. İşte o zaman gördüm onu. Kocaman bir lağım faresi duvar kenarına sinmiş duruyordu karşımda. Hop etti yüreğim. Sanki o ufacık parmaklarının arasında bir şey tutmuş kemiriyordu. Tıkır tıkır sesler geliyordu ondan durduğu yerde. Kedi kadar vardı. Kahverengi, parlaktı tüyleri, upuzundu ince kuyruğu. Döndüm hızla Cemil abiye baktım tekrar. O hâlâ bir şey söylemek istermiş ya da tepki vermemi beklermiş gibi bana bakıyordu elmasını yerken. Dehşetle ellerimi kulaklarıma götürdüm. Yokladım kulaklarımı. İyice yokladım. Sonra burnuma dokundum; burnumun ucuna, dudaklarıma. Sonra bir kere daha Cemil abiye baktım. Gülümsüyordu. Ekmeklerin alüminyum folyo paketlerinden biri çıkarılmış, tortop yapılıp çantanın yanına bırakılmıştı. O yemişti demek ekmeğini. Döndüm yeniden fareye. Hayretle baktım ona bir kez daha. Hareket etti ayrılmadan duvar kenarından. İlerledi biraz pıtır pıtır, durdu tekrar.
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗