Kitap hakkında
Bir bakkalın köşesinde, yeşilin solmuş tonlarına bürünmüş kırık bir şemsiye unutulur. Peki, bu şemsiye kime ait? Şeftali ağacının anlattıkları, Terzi Zehra’nın hatırladıkları ve Martı’nın gözlemleri, yeşil şemsiyeli bir ihtiyarla kesişir. Ama acaba bu üç ayrı anı, aynı kişiye mi işaret ediyor? Kırık şemsiye, dostların emekleriyle yeniden hayat bulup ışıltılı bir hale gelince, acaba kaybolan sadece bir eşya mıydı? Yoksa unutulmuş hikâyelerin peşine düşmek, yeni öyküler doğurur mu? Soruların peşinde, kırık bir şemsiyenin izini sürmeye ne dersiniz?