Kitap hakkında
1828’in Nürnberg sokaklarında, sıradan bir günü altüst eden bir çocuk ortaya çıkar: saçı başı dağılmış, yürümeyi bile zor beceren, kelimeleri kekeleyerek söyleyen on yedi yaşlarında bir genç. Adı Caspar Hauser’dir ve kısa sürede tüm Avrupa’nın merakını uyandırır. Gözlerindeki masumiyet, konuşmalarındaki safiyet, onu bir bilmeceye dönüştürür. Kimileri onun unutulmuş bir prens olduğunu, kimileri ise terk edilmiş bir yetim olduğunu fısıldar. Kentin önde gelenleri, onu hayata alıştırmak için çabalarken, herkesin aklında aynı soru vardır: Bu çocuk nereden gelmiştir? Caspar’ın hikâyesi, bıçaklanarak son bulan trajik yaşamına kadar sürecek, edebiyattan sinemaya pek çok esere ilham verecektir. Gizemi hâlâ çözülemeyen bu figür, insanlığın karanlık yüzüyle aydınlık umudunu aynı anda barındırır.