Kitap hakkında
İstanbul, İkinci Dünya Savaşı'nın gölgesinde bir casusluk labirenti haline gelmişti. 1941 Mart'ında Pera Palas'ta duyulan o patlama, şehrin karanlık yüzünü aydınlatan ilk kıvılcımdı. Ankara ve İstanbul, on yedi farklı istihbarat örgütünün gizli savaşına sahne olurken, Türk casusları bu karmaşanın içinde ustaca manevralar yapıyordu. Yabancı ajanların tuzakları, Türk istihbaratının keskin gözleriyle adım adım izleniyor, savaşın dışında kalma çabası diplomatik bir cambazlıkla sürdürülüyordu.
Beyoğlu'nun ışıltılı gece hayatı, savaşın acımasızlığına inat devam ediyordu: barlar, gazinolar, varyeteler... Bu kaosun ortasında, bir İngiliz büyükelçinin kızı ile Türk istihbaratından genç bir diplomat arasında yeşeren aşk, olaylara farklı bir boyut katıyordu. Tarihin tozlu sayfalarından fırlamış gibi duran bu hikâye, gerçek olayların peşinde sürükleyici bir yolculuğa çıkarıyor.
Beyoğlu'nun ışıltılı gece hayatı, savaşın acımasızlığına inat devam ediyordu: barlar, gazinolar, varyeteler... Bu kaosun ortasında, bir İngiliz büyükelçinin kızı ile Türk istihbaratından genç bir diplomat arasında yeşeren aşk, olaylara farklı bir boyut katıyordu. Tarihin tozlu sayfalarından fırlamış gibi duran bu hikâye, gerçek olayların peşinde sürükleyici bir yolculuğa çıkarıyor.