Kitap hakkında
Ayrılık, kimilerine göre yalnızca bir vedadır; ama onun için yaşamın ta kendisinden kopmak gibiydi. Toprak nasıl sudan uzak kaldığında kurur, su nasıl akışından mahrum olunca bulanıklaşır, ateş nasıl ocaktan ayrıldığında sönerse; ruhu da sevdiklerinden ayrı düştüğünde solup acıya teslim olurdu. Bu acıyı daha hiç tatmamışken bile, yüreğindeki korku seslenmişti ona: "Beni ne kadar incitirsen incit, razıyım; ama sakın yalnız bırakma." Ne var ki zaman, korkularını gerçek kıldı. Şimdi ayrılığın soğuk yüzüyle baş başaydı.
İki kanatlı dergâhın eşiğine vardıklarında, kapının üzerinde yazılıydı: "Ümidin kapısı burası, kim olursan ol gel." Tam o sırada kanatlar açıldı. Jean Paul Sartre ve onun yol arkadaşı, Mevlana’nın gözdesi Yusuf, bu kapıdan içeri adım attılar. Artık her şey, bilinmeyenin derinliklerinde şekillenmeye başlamıştı.
İki kanatlı dergâhın eşiğine vardıklarında, kapının üzerinde yazılıydı: "Ümidin kapısı burası, kim olursan ol gel." Tam o sırada kanatlar açıldı. Jean Paul Sartre ve onun yol arkadaşı, Mevlana’nın gözdesi Yusuf, bu kapıdan içeri adım attılar. Artık her şey, bilinmeyenin derinliklerinde şekillenmeye başlamıştı.