Kitap hakkında
Yaşam döngüsünün acımasız ironisi, insanı iki kez bebekliğe mahkûm eder. İlkinde kucağa sığınan minik eller, sonunda yine bir başkasının yardımına muhtaç kalır. Aradaki yıllar, özgürlüğün geçici bir yanılsama olduğu gerçeğini gizleyemez. Celladın Gözleri, bu kırılganlığın tam ortasında duran iki adamın hikâyesini anlatıyor: Biri, ekmek uğruna bir can alan mahkûm; diğeri, aynı sebeple onun canını almak üzere görevlendirilen cellat. Birinin suçunu ödemek için verdiği hayat, diğerinin günlük rızkını kazanma biçimine dönüşür. Aralarında kurulan sessiz diyalog, insanın varoluşuna dair soruları cesetlerin ötesine taşıyor. Kimin eli daha ağır, kimin vicdanı daha hafif? Ya da belki de ikisi de aynı zincirin halkalarıdır: Birinin aldığı can, diğerinin sofrasına konan ekmektir.