Kitap hakkında
Mehmet Şerif’in *Cilasız Ayna*’sı, sözün gücüne inananların sesini duyuruyor; bir isyanın, bir aşkın, bir direnişin satırlara dökülüşü. "Bizi vuramazsınız, çünkü biz zaten yaralıyız" diye haykıran bu sayfalar, yalnızlığı değil, yalnızlığın içinde yeşeren umudu anlatıyor. Kelimelerle örülen bir kefen değil, sözcüklerin sırtına yüklenen bir bayrak bu. Dört yanı kuşatılmış bir dergâhta, bir şeyhin dudaklarından dökülen her hece, sessizliğin gürültüsünü bastırıyor. Sevda da acı da burada, cilasız bir aynanın karşısında yüzleşiyor. Kırık dökük cümleler, eksik kalan nefesler, tamamlanmamış hayatlar... Ve yine de, "selam olsun" diyen bir duruş. Kitap, okurunu kendi yansımasıyla baş başa bırakırken, aslında hiç kimsenin tek başına olmadığını fısıldıyor.