Kitap hakkında
Tarihin karanlık sayfalarında, insanın içindeki çirkinliği en çıplak haliyle sergileyen yüzler hep var olmuştur. İlk örneklerinden biri, öz kardeşinin kanına susamış Kabil’dir belki de. Onun ardından gelenler, kin ve hırsla dolu kalplerini dünyaya yayarak, yaşanmaz bir yer haline getirmişlerdir geçmişi. Bu figürler, iktidar hırsıyla yanıp tutuşurken, durmaksızın konuşup başkalarını susturmanın peşinde koşarlar. Hangi zafer, hangi gülümseme, onların içlerindeki boşluğu doldurabilir ki? Tarihin tozlu raflarında dolaşırken, bu çarpık yüzlerle karşılaşmak, insana hep aynı soruyu sordurur: Nereden gelir bu karanlık, nereye gider? Ve en önemlisi, neden hep aynı hikâye tekrarlanır?