Kitap hakkında
Çocukluğun o bembeyaz anıları, kar taneleri gibi hafif ve unutulmazdır. Her biri, geçmişin derinliklerinde saklı bir kış masalını fısıldar adeta. Bazen soğuğun keskinliğiyle üşür yürek, bazen de güneşin soluk ışığıyla ısınır içten içe. Kar, yalnızca beyaz bir örtü değil; kahkahaların yankılandığı, gözyaşlarının sessizce eridiği, hayallerin şekillendiği bir tuvaldir. O günlerde mutluluk, dilin ucunda eriyen bir kar tanesi kadar basit ve safken, mevsimler bile insan yüreğinin izini sürer gibiydi.
Kış, sohbet demekti; sıcak bir sobanın etrafında toplanan eller, birbirine dokunan kalpler. Tipinin ortasında misafir olmak, karın altında kaybolan izler kadar gizemli ve güzeldi. O zamanlar ceplerimiz boş, gönlümüzse kardan yapılmış sevgiyle doluydu. Güneşin altın zerrecikleri, çocukluğun o masum dünyasında her şeyi aydınlatırdı. Kar manzaralı kartpostallar gibi, geçmişin izleri zihinde donup kalır; her bakışta.
Kış, sohbet demekti; sıcak bir sobanın etrafında toplanan eller, birbirine dokunan kalpler. Tipinin ortasında misafir olmak, karın altında kaybolan izler kadar gizemli ve güzeldi. O zamanlar ceplerimiz boş, gönlümüzse kardan yapılmış sevgiyle doluydu. Güneşin altın zerrecikleri, çocukluğun o masum dünyasında her şeyi aydınlatırdı. Kar manzaralı kartpostallar gibi, geçmişin izleri zihinde donup kalır; her bakışta.