Kitap hakkında
Bir zamanlar, rüzgârın peşinden koşan o beyaz atın sırtında, çocukluğun unutulmuş topraklarına dönmek var ya... İşte o anlar, Alaeddin Durmaz’ın sayfalarında can buluyor. Güreşlerin yapıldığı yemyeşil çayırlarda, tirfil kokusunun arasında uzanırken, ağustos böceklerinin nağmeleri kulaklarda çınlıyor. İneklerin otlayışını seyretmek, genç danaların boğuşmasını izlemek, öğlen güneşinin altında dostlarla sofraya oturmak... Torbalardan dökülen azıklar: keskin biber, kıpkırmızı domates, serinletici ayran ve taptaze köy ekmeği. Her lokmada fakirliğin paylaşılan sıcaklığı, göçmen kuşların şarkıları eşliğinde eriyor. Güneş batarken yeniden güreşmeye koyulan çocuklar, tuş olsa da gülerek kalkıyor. Sonra o beyaz at yeniden çağırıyor; yitik yılların izini sürmek, kaybolan masumiyeti bulmak için... Durmaz, bu kısa ama derin yolculukta, unutulan anıları taze bir nefes gibi sunuyor.