Kitap hakkında
Zamanın acımasız akışı içinde, bazı yaralar hiç kapanmaz. Herkesin hayatına dokunup geçen o anlar vardır; kimileri unutulup gider, kimileri ise yıllar sonra bile kanayan bir sızı olarak kalır. *Çok Kişilik Oyun*, bu sızının peşine düşen bir hikâye. Kahramanları, geçmişin gölgesinde debelenirken, aslında hep aynı kaderin parçası olduklarını fark etmezler. Her biri kendi rolünü oynar, her biri kendi acısını taşır; ama gerçek, sahnenin arkasında saklıdır.
Sadece altmış iki sayfa, ama her satırda bir hayatın yankısı var. Bazen suskunluklar, bazen patlayan öfkeler, bazen de umutsuz bir bekleyiş... Zaman herkesi sürüklerken, kimse kendi yaralarından kaçamaz. Bu kısa ama derin dram, insanın içindeki çatışmayı, yalnızlığı ve kaçınılmaz sonu anlatıyor. Sessiz çığlıkların, gizli hesaplaşmaların ve unutulmaya yüz tutmuş anıların peşinde bir yolculuk.
Sadece altmış iki sayfa, ama her satırda bir hayatın yankısı var. Bazen suskunluklar, bazen patlayan öfkeler, bazen de umutsuz bir bekleyiş... Zaman herkesi sürüklerken, kimse kendi yaralarından kaçamaz. Bu kısa ama derin dram, insanın içindeki çatışmayı, yalnızlığı ve kaçınılmaz sonu anlatıyor. Sessiz çığlıkların, gizli hesaplaşmaların ve unutulmaya yüz tutmuş anıların peşinde bir yolculuk.