Kitap hakkında
Gül yapraklı bir nehrin kıyısında, sessizce akan zamanın içindeydik. Kumaşlar terzinin makasından dikişsiz bir uyumla geçerken, fırından yükselen börek kokusu havayı tatlandırıyordu. İncecik iplerle örülen danteller, parmak uçlarında hayat buluyor, her ilmik bir anıyı saklıyordu. Kitap raflarında saklanan *Karamazov Kardeşler*, bulunup bulunmama arasındaki o ince çizgide, sanki kendi varlığını sorguluyordu. Her şey bir araya gelirken, eksik kalan parçalar da kendini belli ediyordu; tıpkı bir sayfanın arasına sıkışmış, unutulmuş bir satır gibi. Anlar, sözcükler ve sessizlikler iç içe geçiyor, kaybolanla kalanın arasında bir köprü kuruyordu.