Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİRDahiliye Nezaretinden Dahiliye Vekaletine GeçişŞafak Başa

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Dahiliye Nezaretinden Dahiliye Vekaletine Geçiş PDF Ekitap İndir

Şafak Başa · Yazar

DÂHİLİYE NEZARETİNDEN DÂHİLİYE VEKÂLETİNE GEÇİŞ (1920-1923) Başa, Ş. (2016) Kurumsallaşma BağlamındaDâhiliye Nezaretinden Dâhiliye Vekâletine Geçiş (1920-1923), Ankara: TİAV Yayınları. Bu kitabın konusu, devlet ve toplum yapılanması içerisinde önemli bir yeri...

Sayfa
635
Kategori
Tarih
Yayın tarihi
Belirtilmemiş
Yayınevi
TİAV
ISBN
9786056515866
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Tarih ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

DÂHİLİYE NEZARETİNDEN DÂHİLİYE VEKÂLETİNE GEÇİŞ (1920-1923) Başa, Ş. (2016) Kurumsallaşma BağlamındaDâhiliye Nezaretinden Dâhiliye Vekâletine Geçiş (1920-1923), Ankara: TİAV Yayınları. Bu kitabın konusu, devlet ve toplum yapılanması içerisinde önemli bir yeri olan İçişleri Bakanlığı’nın kurum tarihidir. Çalışmada ağırlıklı olarak, Osmanlı Dönemi Dâhiliye Nezaretinden Milli Mücadele Dönemi Dâhiliye Vekâletine geçişinyaşandığı dönem (1920-1923) incelenmiştir. Geçiş dönemi koşulları ile Osmanlı Devleti’nden miras kalan teşkilat yapısının anlaşılabilmesi açısından, Dâhiliye Nezareti Dönemi (1836-1922) de Çalışma Kapsamına alınarak özetlenmiştir. Kitapta esas olarak, Bakanlığın merkez teşkilatı ve bununla bağlantılı konular (dâhiliye memurları, bütçeler, vekiller, politikalar ve icraat) incelenmekle birlikte; konuyla yakın ilişkisinden dolayı mülki ve mahalli idareler ile kolluk birimlerine ilişkin gelişmeler üzerinde durulmuştur. Diğer taraftan, kurum tarihinin de ötesine geçilmeye çalışarak Dâhiliye Nezareti ve Dâhiliye Vekâletinin kuruluş ve gelişim süreçleri, kurumsallaşma yaklaşımının varsayımları çerçevesinde değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda; İçişleri Bakanlığı örneğinde olduğu gibi, Türk toplumunun uzun yıllar boyunca ve titizlikle yaratıp geliştirdiği kurumların, çeşitli güçlerin ve çıkarların etkisiyle oradan oraya yönlendirilebilen bilardo topları olmadıkları, onların da kendilerine ait bir yaşamları olduğu ve isimlerinden çok daha fazlasını ifade ettikleri; bunlara ait yönetsel değerlerin korunup geliştirilmesi ve gelecek kuşaklara emanet edilmesinin ülke ve toplum yararına olduğu; devlet ve siyaset kurumlarının da Milli Mücadele Dönemi’nde olduğu gibi kamu örgütlerinin kurumsallaşma düzeyini azaltan değil, destekleyen bir anlayışta olmaları gerektiği ortaya çıkmaktadır.
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗