Kitap hakkında
Rüzgârın kum tanelerine öğrettiği sabır, ateşin eritmeyi seçtiği anlar gibi, cam da kendi kırılganlığından bir ders çıkarmıştı bana. Ben ona bakmayı öğrendim, o bana parçalanmayı. Aramızda sessiz bir alışveriş, kırılganlığın ve dayanıklılığın dansı var sanki. Murat Atıcı’nın dizelerinde hayat, en narin halleriyle konuşur: bir yaprağın dalda tutunma çabası, bir anın yok olma korkusu, bir nefesin ağırlığı. Seksen sayfada toplanan bu şiirler, kaybolmanın ve var olmanın sınırlarında gezinirken, okuru da kendi içine doğru bir yolculuğa davet ediyor. Her kelime, bir iz bırakmak için değil, izleri silmek için yazılmış gibi.