Kitap hakkında
Bir kadın, yıllardır paylaştığı hayata sessiz bir isyanla bakıyor. Sevginin ne olduğunu, aşkın nasıl solup gittiğini anlamaya çalışırken, kendi içindeki boşluğa sorular fırlatıyor. "Neden artık dokunmuyorsun?" diye sormak istiyor, ama dudaklarından dökülen tek şey, yalnızlığın ağırlığı oluyor. Bir zamanlar sarıldığı beden, şimdi ondan uzaklaşıyor; göz göze gelmekten kaçan bakışlar, aralarındaki mesafeyi daha da derinleştiriyor.
Kendini avutmak için onun dünyasına sığınıyor: okuduğu kitaplar, izlediği maçlar, takıntı haline gelen diziler... Ama hiçbiri, kaybolan yakınlığı geri getirmiyor. Gece yarısı yastığa gömülürken, eskiden onunla geçirdiği anları sayıyor. Uyurken saçlarını okşadığı, nefesini dinlediği geceleri özlüyor. "Ne zaman yanlış yaptım?" diye düşünüyor, cevapsız. İçinde biriken sözcükler, bir türlü dökülmüyor dudaklarından. Belki de sevmek, böyle bir şey: anlatılamayanın acısını taşımak.
Kendini avutmak için onun dünyasına sığınıyor: okuduğu kitaplar, izlediği maçlar, takıntı haline gelen diziler... Ama hiçbiri, kaybolan yakınlığı geri getirmiyor. Gece yarısı yastığa gömülürken, eskiden onunla geçirdiği anları sayıyor. Uyurken saçlarını okşadığı, nefesini dinlediği geceleri özlüyor. "Ne zaman yanlış yaptım?" diye düşünüyor, cevapsız. İçinde biriken sözcükler, bir türlü dökülmüyor dudaklarından. Belki de sevmek, böyle bir şey: anlatılamayanın acısını taşımak.