Kitap hakkında
Edirne’nin sarı ayçiçekleri, yaz aylarında tarlaları bir deniz gibi kaplar. Rüzgârda salınan bu uzun boyunlu çiçekler, uzaktan bakınca tek başlarına duruyor gibi görünür. Oysa köklerine inildiğinde, birbirlerine nasıl da sıkı sıkı sarıldıkları anlaşılır. Tıpkı bu topraklarda yüzyıllardır yan yana yaşayan insanlar gibi... Hakan Özaydınlık’ın *Sarı Veda* romanı, 1934 Trakya Olayları’nın gölgesinde köklerinden sökülen Edirneli Yahudilerin hikâyesine odaklanıyor.
Avukat Harun Günday, kırmızı kaplı bir defteri eline aldığında, içinde saklı sırrı henüz bilmiyordur. O sayfaları çevirirken, Edirne’nin sokaklarında yankılanan ayak sesleri, fısıltılar ve vedalar bir bir canlanacak. Sarı ayçiçeklerinin hüzünle uğuldadığı bu topraklarda, kaybolan bir dünyanın izleri sürülüyor. Roman, unutulmuş bir acıyı anarken, aynı zamanda insanlığın ortak hafızasına dokunuyor.
Avukat Harun Günday, kırmızı kaplı bir defteri eline aldığında, içinde saklı sırrı henüz bilmiyordur. O sayfaları çevirirken, Edirne’nin sokaklarında yankılanan ayak sesleri, fısıltılar ve vedalar bir bir canlanacak. Sarı ayçiçeklerinin hüzünle uğuldadığı bu topraklarda, kaybolan bir dünyanın izleri sürülüyor. Roman, unutulmuş bir acıyı anarken, aynı zamanda insanlığın ortak hafızasına dokunuyor.