Kitap hakkında
Oğuz Türklerinin destansı yaşamını anlatan Dede Korkut Hikâyeleri, 14. ve 16. yüzyıllar arasında yazıya dökülmüş on iki ayrı öyküden oluşur. Bu anlatılar, aslında yirmi dört boya ait olabilecekken günümüze yalnızca bir kısmı ulaşabilmiştir. Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan geniş topraklarda, halkın dilinde ve kültüründe canlılığını koruyan bu hikâyeler, Türklerin kolektif hafızasının bir yansımasıdır. Kimi gerçek kahramanlara, kimi mitolojik figürlere dayanan öyküler, batı edebiyatının Kral Arthur efsaneleriyle kıyaslanabilecek derinlikte bir miras sunar.
Dede Korkut’un anlatıları, Türk dilinin zenginliğini, örf ve âdetlerini, ahlak anlayışını ve kahramanlık destanlarını olduğu gibi aktarır. Tek bir yazarın eseri değil, bir halkın ortak yaratımıdır. Göç yollarında belleklerden belleklere taşınan bu hikâyeler, Şamanizmden İslamiyet’e geçişin izlerini, savaşları, coğrafyanın zorluklarını ve düşmanlarla.
Dede Korkut’un anlatıları, Türk dilinin zenginliğini, örf ve âdetlerini, ahlak anlayışını ve kahramanlık destanlarını olduğu gibi aktarır. Tek bir yazarın eseri değil, bir halkın ortak yaratımıdır. Göç yollarında belleklerden belleklere taşınan bu hikâyeler, Şamanizmden İslamiyet’e geçişin izlerini, savaşları, coğrafyanın zorluklarını ve düşmanlarla.