Kitap hakkında
Abdullah Dede’nin bu ince ama derinlikli öyküsü, bir ailenin geçmişiyle yüzleşme serüvenini anlatıyor. Küçük bir kasabada, zamanın tozlu sayfalarında unutulmaya yüz tutmuş bir aşk hikâyesi, torunun elinde yeniden can buluyor. Dededen miras kalan bir türkü, Emine’nin adıyla birlikte, yılların sessizliğini bozan bir anahtar gibi açılıyor kapıları. Saksıda yetişen narçiçeği ise, hem kök salmanın hem de kopmanın simgesi olarak, sayfalar arasında soluk alıp veriyor. Yazar, sade ama etkileyici bir dille, belleğin izlerini sürerken, kaybolan anların peşine düşüyor. Geçmişle bugün arasında kurulan bu köprüde, sevgi, pişmanlık ve umut, birbirine karışan renkler misali akıyor. Kısa ama yoğun bir okuma vaat eden bu eser, sessizliğin içindeki fısıltıları duyurmayı başarıyor.