Kitap hakkında
Fatih Sultan Mehmed'in cihan devleti kurma yolundaki en büyük rehberi Akşemseddin, bu kez edebiyatın sayfalarında hayat buluyor. Turgut Güler, daha önce Türk tarihinin üç büyük hükümdarını derinlemesine işlediği eserlerinin ardından, bu kez Fatih'in manevi mimarına odaklanıyor. "Değirmen Taşı"nda Akşemseddin'in bilge sözleriyle şekillenen bir devlet anlayışı, bir yaşam felsefesi sunuluyor.
Değirmen taşının dönüşü, emeğin karşılığını bulduğu anları simgeliyor. Bu dönüş, Türk devletinin geçmişi, bugünü ve geleceğini tek bir çizgide birleştiriyor. Akşemseddin'in gözünde her çaba, her gayret, bu büyük devletin sonsuzluğuna katkı sağlıyor. Padişahlık makamının yüceliği, onun öğretileriyle daha da anlam kazanıyor. Hocanın, genç sultanın omuzlarına giydirdiği bilgelik kaftanı, sadece bir kıyafet değil, binlerce yıllık birikimin sembolü olarak karşımıza çıkıyor. Bu eser, bir öğretmenin öğrencisine armağan ettiği.
Değirmen taşının dönüşü, emeğin karşılığını bulduğu anları simgeliyor. Bu dönüş, Türk devletinin geçmişi, bugünü ve geleceğini tek bir çizgide birleştiriyor. Akşemseddin'in gözünde her çaba, her gayret, bu büyük devletin sonsuzluğuna katkı sağlıyor. Padişahlık makamının yüceliği, onun öğretileriyle daha da anlam kazanıyor. Hocanın, genç sultanın omuzlarına giydirdiği bilgelik kaftanı, sadece bir kıyafet değil, binlerce yıllık birikimin sembolü olarak karşımıza çıkıyor. Bu eser, bir öğretmenin öğrencisine armağan ettiği.