Kitap hakkında
1976 yılında, hiçbir şeyin alışıldık olmadığı bir dünyada geçen bu öykü, Hubert Anvil’in yaşamını merkezine alıyor. Henüz çocuk denecek yaşta olan Hubert, Kral III. Stephen’ın cenaze töreninde gösterdiği olağanüstü performansla herkesi etkisi altına almış bir sopranodur. Ancak bu yeteneği, onu sadece hayranlık uyandıran bir sanatçı yapmakla kalmaz; aynı zamanda Papalık’ın dikkatini de üzerine çeker. Çünkü bu dünyada, Reform hareketi, Protestanlık ve Sanayi Devrimi hiç yaşanmamış, bilim ve demokrasi yerine dinin egemenliği hüküm sürmektedir.
Hubert’in sesi, Tanrı’nın yüceliğini simgeleyen bir araç olarak görülür ve bu sesi korumak için kilisenin elinden geleni ardına koymayacağı açıktır. Yazar, alternatif bir tarihin kapılarını aralarken, dinin birey üzerindeki baskıcı gücünü de sorgulatıyor. Hubert’in büyüme sürecinde karşılaşacağı gerçekler, onun sadece sesiyle değil, kimliğiyle de bir mücadeleye.
Hubert’in sesi, Tanrı’nın yüceliğini simgeleyen bir araç olarak görülür ve bu sesi korumak için kilisenin elinden geleni ardına koymayacağı açıktır. Yazar, alternatif bir tarihin kapılarını aralarken, dinin birey üzerindeki baskıcı gücünü de sorgulatıyor. Hubert’in büyüme sürecinde karşılaşacağı gerçekler, onun sadece sesiyle değil, kimliğiyle de bir mücadeleye.