Kitap hakkında
Kocababa’nın evinde, Deliorman’ın nemli toprağına sinmiş odun dumanıyla karışık bir hava var. Minderin kırmızı, lacivert motifleri arasında dedem, pilli radyosunu kucağına almış, kısık sesle yayılan türküye kulak kabartıyor. Sözler, annemin ocağın başında pişirdiği pesmetin kokusuyla iç içe geçiyor. "Seni nasıl bıraktım yavrum, nasıl ayrıldım?" diye mırıldanıyor kadın, sesi ocaktan yükselen çıtırtıların arasında kaybolup gidiyor. Her şey, bu evin dört duvarına sığdırılmış bir anı gibi: geçmişin izleri, şimdinin sessizliği ve bir türkü kadar derin bir hüzün.