Kitap hakkında
Sabahın köründe, annesinin sesi yankılanır odada: *"Daha vakit var, uyu biraz."* Ama küçük kızın gözleri tavuk sesine takılmıştır bir kere. Oysa horoz değildir duyduğu; Zülfü’nün işe yetişmek için kurduğu çalar saatin gürültüsü. Her gün aynı telaş, aynı erken uyanış... Ta ki bir sabah kapı çalıncaya dek. Gelen, tanımadıkları bir bekçidir. Ellerinde, Zülfü’nün son giydiği kıyafetler, ayakkabılar. Bir kutunun içinde, sadece eşyalar değil, yarım kalan umutlar da vardır sanki. Dayının yüzündeki şaşkınlık, kızın sessiz bakışları... Bu kapıdan içeri giren, bir adamın yokluğuyla birlikte, bir ailenin değişen hayatının ilk habercisidir.