Kitap hakkında
Sarı tarlaların kıyısındaki toprak yoldan fırlayıp betona adım attığında, kelimeler birer yarışçı gibi zihninde koşuşturuyor. Kırmızı gömleğiyle rüzgârı arkasına alan bu eski sporcu, cümlelerin peşinde soluk soluğa kalmış; sanki bir olimpiyat madalyası kadar değerli bir anlamı yakalamaya çalışıyor. Ekran görüntüleri gibi donup kalan anlar, seni hatırlamanın mı yoksa unutmanın mı daha ağır bastığını sorgulatıyor. Her satır, bir kaçışın izini sürerken, aslında neyi kovaladığını bilmeden koşan birinin hikâyesine dönüşüyor. Doksan beş sayfada, kaybolanla bulunan arasında gidip gelen bir yolculuk bu.