Kitap hakkında
Hekimoğlu İsmail, yıllardır yollarda; köy köy, şehir şehir dolaşıp gönüllere dokunmanın peşinde. Gece yarılarının ayazında, yağmur çamur demeden çağrıldığı her yere koşuyor, çünkü amacı belli: İnsanların yüreğine umut serpmek. Yanında iki sadık dostu, Ali Erkan Kavaklı ve Recep Şükrü Apuhan, onun her sözünü dikkatle kaydediyor. "Emek vermeden elde edilenin kıymeti olmaz" diye düşünen bu üçlü, sorular sorup cevaplar arayarak *Derdimi Seviyorum*'u şekillendiriyor.
Hekimoğlu’nun anlatımı, karşısındakinin ihtiyacına göre değişiyor. Bazen bir kahvehanenin kalabalığına hitap ediyor, bazen tek bir balığın hareketiyle derin bir sohbete dalıyor. Çünkü onun için dert, dünyanın kendisi değil; her şey, bir anlam bulma çabası. "Ülkenin onca sorunu varken neden hep iman konuşuyorsunuz?" diyenlere ise şu yanıtı veriyor: "Önce insanın içindeki yangını söndürmek gerek. Gerisi zaten gelir." Bu kitap, o yangını söndürme yolculuğunun izlerini sürüyor.
Hekimoğlu’nun anlatımı, karşısındakinin ihtiyacına göre değişiyor. Bazen bir kahvehanenin kalabalığına hitap ediyor, bazen tek bir balığın hareketiyle derin bir sohbete dalıyor. Çünkü onun için dert, dünyanın kendisi değil; her şey, bir anlam bulma çabası. "Ülkenin onca sorunu varken neden hep iman konuşuyorsunuz?" diyenlere ise şu yanıtı veriyor: "Önce insanın içindeki yangını söndürmek gerek. Gerisi zaten gelir." Bu kitap, o yangını söndürme yolculuğunun izlerini sürüyor.