Kitap hakkında
Aşk uğruna her şeyi göze alanlar ya delidir ya da ermiş. Çünkü deli aklıyla, ermiş ise dünyaya kapalı gözleriyle vazgeçer elindekilerden. Peki ya akıllılar? Onlar ne malını ne canını bırakır kolay kolay. Oysa deli, kendinden geçmiş şarabın sarhoşluğunda; ermiş ise gözünü diktiği o uzak menzildeki aşka dalmış, gözünü bile kırpmadan bakar durur. Güzel insanların ardında hep bir acı saklıdır: bir kayıp, bir yitirme, ya da aşkın ta kendisi. Acıları taze kaldıkça güzellikleri de solmaz. Kimi ölümle, kimi dertlerle, kimi aşkla yoğrulur bu hayat. İnsan da tıpkı çay gibidir; önce kaynar suyun ateşinde pişer, sonra içine aldığı acıyla, tatlıyla, derdiyle demlenir. Zamanla o demin kıvamını bulur ve güzelleşir. Her şeyin fazlası zarar, beklemeyi abartmak da öyle. Çayın tadını kaçırmamak gibi, hayatın güzelliklerini de zamanında görmek gerek. Yalnızlık kader değil, belki de bir korumadır. Ağır yük taşıyanları anlayan.