Kitap hakkında
Elif Sofya'nın *Dik Ala*'sı, bedene işleyen bir çığlığın peşine düşüyor. Afrika'nın uzak yankıları, yalnızca kulaklarda değil tenin derinliklerinde yankılanıyor; bir yırtılma, bir kopuş hissiyle. Sanki ses, gözbebeklerinden sızan gölgeler gibi yürüyor içine, yakıcı bir telaşla. Her satır, yanan bir sorunun ağırlığını taşıyor: Bu dünyada var olma hakkımız neye dayanıyor? Kimi zaman bırakıp gitmek, kimi zaman başka çığlıkların peşine takılmak isteyen bir sesin, kendi sesini bulma çabası bu. Kısa ama yoğun sayfalarında, acının ve direncin sınırlarında gezinen bir anlatı. Sözcükler, deriyi delip geçen iğneler gibi batıyor; okurken hissettiğiniz yalnızca bir kitap değil, bedeninize sinen bir deneyim.