Kitap hakkında
Atatürk’ün önderliğinde geçen o unutulmaz gece, Türk dilinin geleceğine dair ateşli tartışmalara sahne olmuştu. Doğu kökenli yabancı kelimeleri ayıklarken, Batı’dan gelen sözcükler karşısında nasıl bir yol izlenmeliydi? Her öneri eksik, her çözüm yetersiz görünüyordu. Sabaha karşı Afet İnan’ın uyarısıyla toplantı sona erdiğinde, kimse ayrılmak istemiyordu. Atatürk’ün gülümseyişi, gençlerin yüreğine umut serpmişti. O an, dilimizin ancak onun rehberliğinde kurtulacağına yürekten inanıldı. Sokaklara adım atarken, hem ülke için çırpınan liderin yorgunluğunu düşünmek hüzün veriyor, hem de onun fikirleriyle aydınlanmanın coşkusu sarıyordu. Vecihe Hatiboğlu, bu anıyı Türkçenin dirilişine tanıklık eden bir belge olarak aktarıyor.