Kitap hakkında
1900’lerin başında, İstanbul’un Moda kıyılarında bir coşku dalgası yükseliyordu. Vapurdan inen kalabalık, adeta gökyüzüne savrulmuş gibiydi; yeni kurulan Türk takımı Black Stocking’in taraftarları, limanı çığlıklarıyla inletiyordu. Papazın Çayırı’na ulaşmak ise neredeyse bir maceraydı; yumurta taşıma yarışları, çuval yarışı ve halat çekişmeleriyle dolup taşan şenlik alanı, seyyar satıcıların renkli sesleriyle canlanıyordu. Zenci bacıların dolmaları, mırracıların güğümlerindeki serinletici içecekler, sucuların Hamidiye suyu dolu testileri ve simit tezgâhları, şenliğin vazgeçilmez parçalarıydı.
Her hafta sonu bisikletlerle başlayan bir başka serüven daha vardı: kitap turları. Sahil boyunca uzanan yollar, sepetleri kitaplarla dolu iki meraklının izini taşıyordu. Yalıların kapısını çaldıklarında, ellerinde bir teklifle gelmişlerdi: “Kütüphanelerinizde birikmiş, başkalarının da okumasını istediğiniz kitaplar.
Her hafta sonu bisikletlerle başlayan bir başka serüven daha vardı: kitap turları. Sahil boyunca uzanan yollar, sepetleri kitaplarla dolu iki meraklının izini taşıyordu. Yalıların kapısını çaldıklarında, ellerinde bir teklifle gelmişlerdi: “Kütüphanelerinizde birikmiş, başkalarının da okumasını istediğiniz kitaplar.