Kitap hakkında
Freud’un "dil sürçmesi diye bir şey yoktur, bastırılmış gerçekler anlık bir dikkatsizlikle dışarı çıkar" sözü, bu öykülerin omurgasını oluşturuyor. Yazar, bilinç altında biriken, gün yüzüne çıkmayı bekleyen duyguları, karakterlerin beklenmedik anlardaki küçük hataları üzerinden anlatıyor. Psikanalizin izleri, satır aralarında kendini gösteriyor; özellikle kitabın adının da Freud’un bu düşüncesinden esinlendiği açıkça hissediliyor. Öyküler, insanın içindeki gizli gerilimleri, bir anlık dalgınlıklarla açığa çıkaran ince bir kurguyla ilerliyor. Her cümle, okuru bilinçaltının labirentlerinde kısa ama etkili bir yolculuğa çıkarıyor.