Kitap hakkında
Sözcükler bazen ateşe düşer, bazen de ateş sözcüklere. Nuran Kara’nın dizeleri, sessizliğin içinde patlayan bir fısıltı gibi: ne tamamen duyulur, ne de hiç işitilmez. Her mısra, bir yaprağın düşüşü kadar hafif, bir tomurcuğun açılışı kadar umutlu. Ama bu umut, yanmış bir dilin gölgesinde büyür. Şiirler, söylenemeyeni söylemenin imkânsızlığıyla cebelleşirken, okuru da o imkânsızlığın içine çeker. Yetmiş iki sayfa boyunca, sesin ve suskunluğun sınırlarında gezinirsiniz; bazen bir nefes alır gibi, bazen de nefesin kesildiği yerde. Kara’nın sözcükleri, kendi yangınını taşır: hem yakar, hem de aydınlatır.