Kitap hakkında
İstanbul’un sisli bir bahar sabahında, gökyüzü ağır bulutların altında griye çalıyordu. Denizden yükselen nem, şehri ince bir perde gibi sararken, martılar telaşla kanat çırpıyor, vapur düdükleri sisin içinde yankılanıyordu. Güneş, yoğun bulutların arasından süzülerek kenti aydınlattığında, sis bir anda dağılıp Karadeniz’e doğru çekildi. Öğlenin sıcaklığıyla birlikte şehir, umut veren bir berraklığa büründü.
Şevin ile Şirvan’ın hikâyesi, bu değişken İstanbul’da başlıyor. Onlar için yaşam, insanlığı ve doğayı sevmekten, küçük mutluluklardan pay çıkarmaktan ibaretti. Kötülüğe ve ikiyüzlülüğe karşı dimdik durdular, insanlık için çalışmayı bir onur bildiler. Birbirlerine sadık bir çift olmanın ötesinde, büyük bir davanın yılmaz yoldaşlarıydılar. Dostluk sofralarında sevilen, yürekleriyle mücadele eden iki insanın öyküsü, aşkın ve idealizmin izinde ilerliyor.
Şevin ile Şirvan’ın hikâyesi, bu değişken İstanbul’da başlıyor. Onlar için yaşam, insanlığı ve doğayı sevmekten, küçük mutluluklardan pay çıkarmaktan ibaretti. Kötülüğe ve ikiyüzlülüğe karşı dimdik durdular, insanlık için çalışmayı bir onur bildiler. Birbirlerine sadık bir çift olmanın ötesinde, büyük bir davanın yılmaz yoldaşlarıydılar. Dostluk sofralarında sevilen, yürekleriyle mücadele eden iki insanın öyküsü, aşkın ve idealizmin izinde ilerliyor.