Kitap hakkında
Gül Abus Semerci’nin bu kısa ama sarsıcı metni, adalet sisteminin içine düştüğü çelişkileri cesurca gözler önüne seriyor. Bir davada bilirkişinin hem dini hem de tarikat kimliğiyle çifte rol oynaması, hukukun nasıl araçsallaştırıldığını acı bir ironiyle ortaya koyuyor. Yazar, laik devletin savcıları ve yargıçlarının, iktidarın açıkça dine dayalı söylemlerine sessiz kalışını, sistemin kendi içinde yaşadığı çürüme olarak yorumluyor. Sokakta yaşanan kargaşa neyse, mahkeme salonlarında da aynısı yaşanıyor: kimse gerçeği aramıyor, herkes kendi çıkarına oynuyor. Yüzyıllardır süregelen bu oyun, adaletin değil, güç mücadelesinin bir parçası haline gelmiş. Semerci, tanık olduğu bu skandalı anlatırken, aslında toplumun içine düştüğü derin uçurumu da işaret ediyor.