Kitap hakkında
Kürtçe edebiyatın kökleri, yüzyıllardır medreselerin ve alimlerin koruyucu kanatları altında yeşerdi. Osmanlı’nın çöküşüyle birlikte başlayan zorlu süreç, bu dili konuşanlar için bir dönüm noktası oldu. Arap harfleriyle yazılan eserler, bir gecede anlaşılmaz hale gelirken, resmi okullarda İslam ilimlerinin yanı sıra Kürtçe okumak ve yazmak da yasaklandı. Dil, folklorik bir unsur olarak bile görülmedi; bu dille yazanlar, sanki ateşle oynamış gibi tehlike altında kaldı. Yine de, bazı hocaların ve alimlerin çabası sayesinde Kürtçe, yok olmaktan kurtuldu. Ne var ki yeni nesiller, Arap harflerini okuyamadıkları için geçmişin değerli eserlerine ulaşamaz oldular. İşte bu nedenle, klasik metinlerin Latin alfabesine aktarılması büyük bir ihtiyaç haline geldi. *Diwana Reşpojan*, bu mirası yaşatma çabasının bir parçası olarak, unutulmaya yüz tutmuş bir eseri günümüze taşıyor.