Kitap hakkında
Mustafa Erdoğan’ın *Diyar-ı Aşk*’ı, ansızın karşılaşmanın yarattığı sarsıntıyı anlatıyor. Bir soru, bir ad, bir anda açılan kapıdan içeri süzülen bilinmezlik… Kahraman, kendi hayatının rotasını şansın mı, yoksa kör talihin mi çizdiğini sorgularken, karşısına çıkan yabancıyla birlikte geçmişin gölgeleriyle yüzleşir. Her şeyin belirsiz olduğu o ilk andan itibaren, sözcükler ağırlaşır, anlamlar kayar; geriye sadece seslerin ve sessizliklerin arasında savrulan bir ruh kalır. Yazar, bu kırılgan karşılaşmayı öyle bir dille işler ki, okuyucu da kendini o anın içinde bulur: ne tam olarak tanıdık, ne de büsbütün yabancı. Kitap, aşkın değil, aşkın eşiğindeki o titrek bekleyişin öyküsüdür – kimsenin adını koyamadığı, ama herkesin bir kez olsun yaşadığı o anın.