Kitap hakkında
Mihail Şolohov, 1965’te Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görülen bir yazar olarak, doğduğu topraklara, Don Nehri kıyılarına olan bağlılığını eserlerinde ustalıkla işler. İlk kalem denemelerini öyküyle yapan Şolohov’un *Don Hikâyeleri*, 1920’lerin başında yazdığı kısa metinlerden oluşur. Bu hikâyeler, Sovyetler Birliği’nin kuruluş yıllarına ve ülkeyi sarsan İç Savaş’a tanıklık eden canlı anlatılar sunar. Gerçekçiliğin güçlü örneklerinden biri olan bu eser, Mete Ergin’in çevirisiyle Türk okuruyla buluşuyor. Şolohov’un sade ama etkileyici dili, dönemin atmosferini adeta gözler önüne serer.