Kitap hakkında
Gönül bahçesinde sonbahar rüzgârları esiyor. Sevda, tıpkı sararan yapraklar gibi hüzünle savrulurken, yürekteki aşkın izleri silinmek bilmiyor. Celiloğlu’nun bağladığı gönül, bir türlü koparamadığı zincirlerle kıvranıyor; sevdiğine kavuşmak için bülbül olup dalına konmak, gül olup kokusunu saçmak istiyor. Ama minnet duygusu, aşkın önüne geçiyor; bir daha dönmemek üzere uzaklaşmak, belki de en acı vedanın ta kendisi. Bu öyküde sevda, mevsimlerin döngüsü gibi hem tazeleniyor hem de soluyor; kara bakışların ardında gizlenen umut, gönül kapılarını aralamaya çalışıyor. Aşkın ve ayrılığın ince çizgisinde gezinen bu satırlar, okuru kendi yaralarını sarmaya davet ediyor.