Kitap hakkında
23 Nisan kutlamaları için bir araya gelen dört genç kız, aniden farklı bir karara varır. Gözleri ilerde, duruşları dimdik, içlerinden biri –evinde sıkı bir dini terbiye almış Yonca– yeminlerini pekiştirmek ister: "Vallahi mi, billahi mi?" diye sorar. Hepsi aynı anda, yürekten cevap verir: "Vallahi! Billahi!" Böylece, küçük ama kararlı bir yardımlaşma topluluğu doğar: Dört Yapraklı Yonca.
Bu öykü, Türk edebiyatının usta kalemlerinden birinin izlerini taşır. 1888’de İstanbul’da dünyaya gelen yazar, Galatasaray Lisesi ve Hukuk Mektebi’nde öğrenim gördükten sonra gazeteciliğe adım atar. Kısa sürede hiciv yazılarıyla tanınır, Fecri Âti topluluğunun kurucuları arasında yer alır. Eserleri, günün ötesine geçen bir tazelikle hâlâ okurunu bulur.
Bu öykü, Türk edebiyatının usta kalemlerinden birinin izlerini taşır. 1888’de İstanbul’da dünyaya gelen yazar, Galatasaray Lisesi ve Hukuk Mektebi’nde öğrenim gördükten sonra gazeteciliğe adım atar. Kısa sürede hiciv yazılarıyla tanınır, Fecri Âti topluluğunun kurucuları arasında yer alır. Eserleri, günün ötesine geçen bir tazelikle hâlâ okurunu bulur.