Kitap hakkında
Selim İleri’nin satırlarında, zamanın yavaşça akıp gittiği bir İstanbul günü başlar. İki eski dostun, yıllar sonra bir araya gelişi, geçmişin izlerini sürerken aynı zamanda bugünün sessizliğini de beraberinde getirir. Aralarında konuşulmamış sözler, paylaşılmamış anılar ve belki de hiç dile getirilemeyecek pişmanlıklar vardır. Bir öğleden sonra, bir kahvehanede başlayan bu buluşma, dostlukların derinliğini ve kırılganlığını gözler önüne serer.
İleri’nin akıcı dili, okuyucuyu adeta o masanın başına oturtur; çay bardaklarının tıkırtısı, sokaktan gelen uğultu ve iki insanın iç hesaplaşmaları arasında geçen diyaloglar, sayfalar boyunca soluksuz ilerler. Geçmişle hesaplaşmanın, anıların gölgesinde bugünü anlamlandırmanın hikâyesi bu. Dostlukların son günü mü, yoksa yeni bir başlangıcın ilk adımı mı? Cevabı, sayfaların arasında saklı.
İleri’nin akıcı dili, okuyucuyu adeta o masanın başına oturtur; çay bardaklarının tıkırtısı, sokaktan gelen uğultu ve iki insanın iç hesaplaşmaları arasında geçen diyaloglar, sayfalar boyunca soluksuz ilerler. Geçmişle hesaplaşmanın, anıların gölgesinde bugünü anlamlandırmanın hikâyesi bu. Dostlukların son günü mü, yoksa yeni bir başlangıcın ilk adımı mı? Cevabı, sayfaların arasında saklı.