Kitap hakkında
Günümüzün eğitimli, dünyevi bireyi, varoluşun derin sorularıyla yüzleştiğinde ne geleneksel inançların ne de modern yaşamın sunduğu yanıtlara sığınabiliyor. Bu arayışın ortasında, tükenmişlik ve umutsuzluk kolayca kapıyı çalabiliyor. Yaşamın anlamını yitirenler için iki yol beliriyor: ya hiçliğe teslim olmak ya da içsel bir yolculuğa çıkmak. Tasavvufun derinliklerinde saklı bu yolculuk, ruhun karmaşadan uzaklaşma çabası olarak karşımıza çıkıyor.
Ancak postmodern dünyanın sunduğu hazır, tüketilebilir ruhsallıklar, gerçek bir arayışın yerini tutmuyor. Deneme yanılma döngüsünde savrulan birey, ne tam anlamıyla bağlanabiliyor ne de kopabiliyor. Parçalı, tutarsız bir inanç arayışı, modern insanın yalnızlığının ve çaresizliğinin yansıması olmaktan öteye geçemiyor. Kalabalıklar içinde kaybolan, tutunamayanların sessiz dramı, bu arayışın en çarpıcı yüzü olarak beliriyor.
Ancak postmodern dünyanın sunduğu hazır, tüketilebilir ruhsallıklar, gerçek bir arayışın yerini tutmuyor. Deneme yanılma döngüsünde savrulan birey, ne tam anlamıyla bağlanabiliyor ne de kopabiliyor. Parçalı, tutarsız bir inanç arayışı, modern insanın yalnızlığının ve çaresizliğinin yansıması olmaktan öteye geçemiyor. Kalabalıklar içinde kaybolan, tutunamayanların sessiz dramı, bu arayışın en çarpıcı yüzü olarak beliriyor.