Kitap hakkında
Annesinin kokusunu unutmamak için yorgana sarılır, o yumuşak dokuda kaybolmuş anıları arardı. Belki de tarlada açmış papatyalar gibiydi annesi, belki de yağmurdan sonra toprağın derin nefesi gibi. Ya da bir elma bahçesinin serinliği... Ama ne zaman keskin bir acı sırtına saplansa, bütün bu düşler paramparça olurdu. Bir çığlık kopardı içinden, yılların biriktirdiği sancı tek bir "Anne!" sesiyle boşalırdı.
Savaş Meral, *Düş Annesi*'nde bir çocuğun, sonra bir gencin, annesini yirmi yıl boyunca nasıl aradığını anlatıyor. Acıyı süslemeden, kederi abartmadan, sadece yaşanmışlığın çıplak haliyle. Küçük hayatların büyük kaybı, sade bir dille okurun karşısına çıkıyor; ne fazla söz, ne eksik duygu. Her satır, bir nefes kadar gerçek.
Savaş Meral, *Düş Annesi*'nde bir çocuğun, sonra bir gencin, annesini yirmi yıl boyunca nasıl aradığını anlatıyor. Acıyı süslemeden, kederi abartmadan, sadece yaşanmışlığın çıplak haliyle. Küçük hayatların büyük kaybı, sade bir dille okurun karşısına çıkıyor; ne fazla söz, ne eksik duygu. Her satır, bir nefes kadar gerçek.