Kitap hakkında
Rüyalarla gerçek arasında kaybolan bir zihin, bilinmeze açılan kapıyı aralıyor. İlk görüntü bir cami, ardından gelen kaos: askerler, itiş kakış, bilinmeyen ellerin sürüklediği bir beden. Hapishane mi, yoksa karanlık bir mahzen mi? Sonra gemi... Dalgaların üzerinde savrulan bir yolculuk, ufukta beliren kara bulutlar. Gece bitmiyor sanki, sonsuz bir karanlık sarıyor her yanı. Sabahla birlikte ada, köy, tanıdık ama yabancı yüzler. Cami, kilise, alevler... Bir suçlama, bir yargı: "Sen yaptın!" Eller uzanıyor, darağacı beliriyor gözlerinde. İp boynuna geçerken uyanıyor. Peki bu sadece bir rüya mı, yoksa unutulmuş bir geçmişin izleri mi? Zihin, gerçeği ararken kendi labirentinde kayboluyor.