Kitap hakkında
Cem İleri’nin kaleminden çıkan bu kitap, okuru görünmeyen bir evin eşiğinden içeri davet ediyor. Zihnin derinliklerinde kurulan bir mekân bu; ne haritası var ne de kapısı. Yazar, masasının başından kalkmadan, sözcüklerle örüyor duvarlarını, döşüyor odalarını. Her köşeye bir anı, bir yüz, bir ses bırakıyor; yıllar sonra bu izler, cümleler halinde geri dönüp belleği yeniden canlandırsın diye. İçeri adım attığınızda karşınıza çıkan iki duvar, birbirine yaslanmış gibi duruyor. Üzerlerindeki çizgiler ne anlatıyor, hangi sırları saklıyor, belli değil. Bir perde gibi örtüyorlar geçmişi, kimi zaman da açığa çıkarıyorlar. Evin içinde dolaşmak, aslında zamanın koridorlarında kaybolmak demek. Her adımda yeni bir detay, her ayrıntıda unutulmuş bir parça var. Sözcükler, bu görünmez yapıyı taş taş örüyor; okur da ellerinde harç, bu evin inşasına katılıyor.