Kitap hakkında
Söz, insanın varoluşuyla birlikte doğdu ve uygarlığın temel taşı oldu. Düşüncenin ses bulduğu bu güç, çağları aşarak toplumları şekillendirdi; kimi zaman barışın, kimi zaman mücadelenin kıvılcımı oldu. Bağımsızlık savaşlarının ilk adımı da sözle atıldı, ardından eylem geldi. Her kelime, onu taşıyanın karakterini yansıttı: Doğruysan cümlelerin de doğru, eğriysen hiçbir sözün anlamı kalmaz. Kalem, kılıcın karşısında durur; birinde zorbalık, diğerinde yaratıcılık vardır. Düşünce, dile dökülmedikçe bir anlam taşımaz; beynin ürünü, paylaşılmadıkça kaybolup gider. Şinasi’nin dediği gibi, akıl önce dile başvurur, çünkü düşüncenin tercümanı dildir. Söz, yalnızca söylenen değil, aynı zamanda yaşatılan bir güçtür.