Kitap hakkında
Günümüzde edebiyat eserleri de dahil pek çok yapıt, "müstehcen" suçlamasıyla hukuki süreçlere sürükleniyor. Sansürlenen, yasaklanan ya da yaratıcıları cezaya çarptırılan bu eserlerin sayısı azımsanmayacak kadar çok. Üstelik internet üzerindeki erişim engellemeleriyle bu baskı, tek tek kelimelere kadar inerek Orwell’ın distopik dünyasını andıran bir denetim ağına dönüşmüş durumda. Devlet, bireylerin neyi okuyup neyi okumayacağına, hangi hazlara yöneleceğine, hatta cinsel yaşamına bile müdahale etme çabasından geri durmuyor.
Bu kitap, ceza hukukundaki "müstehcenlik" suçunu ve edebiyatla hukuk arasındaki gerilimi mercek altına alıyor. Kavramın ahlaki, toplumsal ve yasal boyutlarını irdeleyerek, sansürle karşı karşıya kalmış edebiyat eserleri üzerinden bir sorgulama yürütüyor. Türk Ceza Kanunu’ndaki müstehcenlik düzenlemelerini eleştirel bir bakışla ele alan çalışma, devletin birey üzerindeki kontrolünü ve bu.
Bu kitap, ceza hukukundaki "müstehcenlik" suçunu ve edebiyatla hukuk arasındaki gerilimi mercek altına alıyor. Kavramın ahlaki, toplumsal ve yasal boyutlarını irdeleyerek, sansürle karşı karşıya kalmış edebiyat eserleri üzerinden bir sorgulama yürütüyor. Türk Ceza Kanunu’ndaki müstehcenlik düzenlemelerini eleştirel bir bakışla ele alan çalışma, devletin birey üzerindeki kontrolünü ve bu.