Kitap hakkında
Âdemoğlu Pansiyon’un loş salonunda bir gece daha başlar. Masalarda yalnızca erkekler oturur; kimisi yüreği dağlanmış, kimisi hayal kırıklıklarıyla dolu, kimisi de yıllardır içine gömdüğü acıları taşır. Her biri, kendi hikâyesinin sessiz tanığıdır sanki. Bazıları eski aşkların izini sürer, bazıları terk edilişin acısını mırıldanır, bazıları da unutulmuş umutların peşinde kaybolur. Piraye’nin Haşim’i de burada, Yüreğim Seni Çok Sevdi’nin Murat’ı da, geçmişin asi çocuğu Vedat da... Hepsi, bir araya gelip kederli bir koroya dönüşür. Şarkılarında "ömrüm seni sevmekle geçti" diye fısıldayanlar, "beni karanlıkta bıraktın" diye sitem edenler, "artık çok uzaktasın" diye seslenenler vardır. Onların sesinde, belki kendi hikâyenizi de duyarsınız.