Kitap hakkında
Evlilikleri, solmuş bir gülün yaprakları gibi dökülmeye başlamıştı artık. Bir zamanlar öyle derin, öyle canlıydı ki aralarındaki bağ, şimdi yorgun bir nefes gibi titreşip sönüyordu. O, Kaf Dağı kadar engin bir sevda deniziydi sanki; oysa şimdi bu denizde boğulur gibiydiler. Bir zamanlar dudaklarından dökülen her söz, ateşli bir şarkı gibiydi; şimdiyse geceler bomboş, sessizlikle dolup taşıyordu. Hamide ve Tanıt, tıpkı Yusuf ile Züleyha gibi, aşklarının peşinde koşarken yorulmuş, tükenmişlerdi. O tutkulu geceler, o bitmeyen sevişmeler neredeydi şimdi? Artık sadece hatıralarda kalan birer gölge gibiydiler.