Kitap hakkında
Ege Denizi’nin mavi sularında, 11. yüzyıldan itibaren yeni bir güç doğuyordu. Bizans ve Venedik’in uzun süredir paylaştığı bu stratejik bölgeye, Türk denizcilerinin ayak basmasıyla dengeler sarsılmaya başladı. Çaka Bey’in öncülüğünde başlayan Türk denizciliği, kısa sürede Ege kıyılarına kök saldı. 13. yüzyıldan sonra ise Aydınoğulları gibi beylikler, bu mirası devralarak denizlerde varlık göstermeye başladılar. Özellikle Umur Bey, İzmir’i bir deniz üssüne dönüştürerek Bizans ve Venedik’in egemenliğine meydan okudu. Artık Konstantinopolis ve Venedik’in yanı başında, yeni bir güç merkezi yükseliyordu.
Bu gelişmeler, iki büyük gücü endişelendirdi. Bizans ve Venedik, Türk ilerleyişini durdurmak için hem kendi aralarında iş birliği yaptı hem de Haçlı ittifaklarına başvurdu. Ancak mücadele burada bitmedi; 14. yüzyılda Osmanlılar, bu rekabeti daha da kızıştırarak Ege’deki hakimiyet savaşını sürdürdü. Emre.
Bu gelişmeler, iki büyük gücü endişelendirdi. Bizans ve Venedik, Türk ilerleyişini durdurmak için hem kendi aralarında iş birliği yaptı hem de Haçlı ittifaklarına başvurdu. Ancak mücadele burada bitmedi; 14. yüzyılda Osmanlılar, bu rekabeti daha da kızıştırarak Ege’deki hakimiyet savaşını sürdürdü. Emre.