Kitap hakkında
Anadolu'nun derinliklerinde, yüzyıllardır süzülen bir sevda var; Ehl-i Beyt'in izlerini taşıyan gönüllerin, dağlarda kekik kokularıyla yankılanan hikâyeleri. Bu topraklarda açan güller gibi narin, bülbüller gibi nağmelerle dolu bir aşkın peşindeyiz. Yitik bir ceylanın gözlerinde parlayan hüzün, avcı kılığına bürünen zalimlere karşı duran masumiyeti simgeliyor. "Gelme, gitme" diye fısıldayan rüzgârlar, darda kalan yüreklere sesleniyor: Kaçmak mı çare, yoksa durup direnmek mi?
Kelimelerle dokunan bu yolculuk, yalnızlığın, vefanın ve direncin izlerini sürüyor. Dağlar, taşlar, çaylar üstünden süzülen bir ağıt gibi akan satırlar, susmayan bir sesin peşinde. Kim bilir, belki de o ceylan, bir gün boynunu bükmeden geri döner; avcı olmadığını anlayanlara kavuşur.
Kelimelerle dokunan bu yolculuk, yalnızlığın, vefanın ve direncin izlerini sürüyor. Dağlar, taşlar, çaylar üstünden süzülen bir ağıt gibi akan satırlar, susmayan bir sesin peşinde. Kim bilir, belki de o ceylan, bir gün boynunu bükmeden geri döner; avcı olmadığını anlayanlara kavuşur.