Kitap hakkında
Gece, Cim Dağı’nın ötesinde bir gölge gibi uzanırken Servi Kozalağı’nın elleri Ay’ı yontar usulca. Aşk, onun için ne bir tahtın gölgesi ne de bir kadının saçlarıdır; yalnızca içindeki ateşi körükleyen, gökyüzünün ışıklarını söndüren bir susuzluktur. Sisler sararırken, tiz bir fısıltı solar ardında. Durağan kederle boğuşur, zamanın akışında asılı kalır. Üç kez yinelenen sessizlik, üç kez kırılan umut. Karanlık, noktalarla bölünür – ne başlar ne biter, sadece var olur.